Beyin jimnastiği dediğin böyle olur!
Teknolojiden geri kalmayayım diye feysboktan profiller yaptım kendime, sohbetlerin dışında kalmayayım diye binbeşyüz bölümü bin sezona yayan diziler takibeyledim ama beyhude çabalardı hepsi… Zamanın önüne geçilemiyor…
Takım tuttum ait olayım bişeylere diye, aşık oldum şiirden anlayayım diye… Yoksa şiir mi okumuştum aşık olayım diye?
Sap olayım dedim balta yok, develere hendek atlatırım da hendekleri kazanlara acırım…
Bo Derek gelir gözümün önüne çocukluğumun en ıslak hayallerine dönsem; şöyle sahilde atına binmiş ıslak tişörtüyle… Biz aşkı hep sahilde yaşanan ıslak bir şey diye öğrenmiştik ondan:)))
‘Life is life!’ idi o zamanlar, bu kadar paranoya yoktu, küre bu kadar ısınmamıştı, ozonun ırzına bu denli geçmemiştik, hala mutlu bir yuva hayalindeydi atmosferimizin kimi katmanları…
Ne oldu da bugünlere bu şekilde geldik biz?
Şimdi kabuslarımda dünyalar yıkılır, kıyametler koparken uyandığımda ‘Oh be sadece rüyaymış.’ diyemiyorum, gerçeklik payı var artık her kabusun…
Balkona çıksam UFO görür müyüm? Bu iyi ihtimal; balkonda Saadettin Teksoy’u görsem daha korkunç olurdu:)))


3 yorum:
üstadım,
küresel ısınma diye bişi yok, yalan o. güvenin siz bana. ufo diye bişi de yok. paranoya ise en hakiki dürtümüz.
yazı çok güzel olmuş. kabuslarımız gerçek maalesef, kaçış yok onlardan. Küresel ısınma, memleketin hali, vs...
Life is life günlerimiz çok uzaklarda kaldı.
Cüzzamlı Melek ufolara falan inanmam, parapsikolojiden hazzetmem, edenleri sevmem ama fal baktırırım:)))) Ve Saadettin Teksoy diye bi gerçek var galiba:))))
Sevgili Cocukla Cocuk ekibi maalesef parayonalarımızdan hangileri gerçek bilemesek de kabuslarımızın çoğu gözümüze bata bata gerçekleşiyor...
Life is Life şarkısını samanyolunu seyreylerken Dalyan İztuzu sahilinde Yunan radyosundan dinlediğim sevgili çocukluğum geçti gitti elbette, Bo Derek hayallerim gibi:)))
Yorum Gönder