BLOGSAL HALLER; BİRAZ SİTEM, BİRAZ GUDNİUWS...
09 Mart 2009 Pazartesi

Günde bir saatini ayır, internetten zengin ol!
Bir saatini daha ayır, internetten evlen!
Bir iki saat daha takılsan çocuk da yaparsın internetten!
Oyunlar oyna, sıkılınca mimar35 diye bir takma isim al oynaş diğer sıkılganlarla…
Bedava site bul yerleş, oradan buradan bir şeyler kopyala yapıştır, olsun bir siten! İndir, kaldır, mp3, film izlettir… Gelen gidenin bol olsun.
Sanat dersen kitle biraz düşer uyaralım, 'Sanat anlayan içindir!’ dersen fena kızarlar bir daha uyaralım… Dedin bir kere ‘Ben moderatöre kızdıydım’ desen de yemezler artık.
Paris Hilton dersen zirvedesin, üstüne mp3 indir canım kardeşim dedin miydi zırvadasın ama doruklarda bir zırvada…
Bir seo esprisiyle başlayan Paris ablalı yazımız kendi çapında zirveye oynuyor. Masumane bir mimle başlayan En güzel şarkılar adlı yazımızı tutabilene aşk olsun…
Şaka bir yana güzel şeyler de olmuyor değil bizim açımızdan… Sevgili dostlarımız Durmuş ve Abidin’in gayet de sağlam içerikli yazıları, İzmir Caz Festivali tanıtımımız ve uzun zamandır hayalini kurduğum Eleftheria konserine gitmiş olmanın verdiği hazla eklediğimiz yazımız da ilgi gördü… Kitap hediyemiz pek ilgi çekmedi, muhtemelen yeterli katılım olmayacak ve biz kitabı onda bunda şunda yöntemi ile katılımcı arkadaşlardan birisine vereceğiz…
Uykusuzuz, biraz hayal kırıklığımız var ve fakat inadına umutluyuz… Çantamızda daha yeterince tavşan var.
Ayrıca bizi mutlu eden blogsal gelişmeler de yok değil… Sevgili dostumuz Bilun Şen harika el yapımı aksesuarlarını tanıttığı ve satışını yaptığı B'lun Design isimli bir site açtı şiddetle tavsiye ediyoruz ziyaret etmenizi…
Bloglar arası kitap hediyesi gibi çok hoş bir etkinlik gerçekleştirildi, biz de dahil olduk ve Sevgili Aysema’dan iki harika kitap hediyemiz geldi; Puslu Kıtalar Atlası ve Don Kişot’tan Bugüne Roman… Ve yanında kendisi bir içimlik ama hatırası bir ömürlük bir kahve. Çok teşekkür ediyoruz kendisine ve fikrini çaldığımızı buradan belirtiyoruz, biz de kitap hediyemizin yanına sıcak çikolata ekledik Gülçin Hanım için… Kitap okununca detaylı bir tanıtımını yapacağız… Ben tembel bir Egeli olduğum için hediyem de biraz geç gitti, özür diliyorum bu arada, ama şunu da unutmayınız ki bir İzmirli size bir saat sonra buluşalım derse biliniz ki üç beş saatiniz var buluşmaya. Ayrıca bu kitapsal etkinliği başlatan Serap Hanıma da teşekkür ediyoruz...
Desteklerini esirgemeyen tüm dostlara tekrar teşekkür ediyoruz…
Son olarak kendi reklamımızı yapalım:))) İzmir'de Sanat isimli sitemizde yakında tanınmış simalarla röportajlar yayınlanacak... Tanınmış derken Paris Abla'yı ya da Jessica Alba'yı kastetmiyoruz tabi ki:))) Edebiyat ve sinema dünyasından isimler olacak genelde diyelim şimdilik:)))

7 yorum:
Nasıl teşekkür etsem az size. Nasıl mutlu oldum anlatamam. Beğenmeniz ve kayda değer bulup, bahsetmeniz benim için çok önemli. Çok çok teşekkürler, ne desem az..
Sıkıntılarınızdan yakınmayan yok sanırım.. Parkeoloji'yi boşlamam da bu sebepten biraz da. Çok kızıyorum kendime. Hala arka planı değiştirmek için harekete geçmediğime. Neyse.. İş, sanata, edebiyata, tarihe geldiğinde maalesef talep azalıyor. Ama olsun yahu, anlayan, bilen okuyor hiç değilse, 'sanat anlayan içindir' ne de olsa..
Kemikleşmiş okuyucularınız var hem sizin ve daha da çoğalacak..
Röportaj olayı için de havalara uçtum. Şahane bir fikir bu!
Bol şans dostlar ve tekrar çok çok teşekkürler! Hep yazın; aklım fikrim açılsın!
kabalık etmek, kimseyi aşağılamak ya da hor görmek değil niyetim ama recep ivedikle eğlenip gülen hatta abartıp kendini bulanların bulunduğu bir toplumda paris hilton ile zirvede olmak şaşırılacak bir şey değil aslında. en azından ben şaşırmadım.
sesli ya da sessiz yazdığını bütün yazılarınızı keyifle takip ediyorum (her iki sitenizde de). çok güzel bir iş çıkardığınızı düşünüyorum. Bilun'un dediği gibi kemikleşmiş okuyucularınız ve daha da çoğalacak eminim. zaten bu ülkede güzelliklerin hakkı hep geç verilir. sitemi duyunca yazmadan edemedim. sevgiler...
TEşekkür ederiz:)
Bilun biz teşekkür almak için yazmadık ki:) Geldik Gördük Beğendik! Bu nedenle yazdık:) TEbrikler ve başarılar...
Nily Hanım size de kocaman teşekkürler... sonuçta Paris Hilton vb yazıların yaptığı tek iş siteden hemen çıkma oranı denen bişey var ona tavan yaptırıyor:)))
Olsun hınzırlığa devam:)
Burada da "Nitelik mi nicelik mi?" konusunu tartışmaya açmak gerekiyor.
Üzülerek belirtmek zorundayım, son yıllarda nicelik, niteliğin önüne geçti. Bloglarda da öyle.
Laylaylom daha çok okuyucu çekiyor. Hani bir reklam var, galiba cep telefonu... İki genç konuşuyormuş gibi yapıyor, ama konuşmuyorlar.Saatlerce telefon kulaklarında (hatta kalma süresi uzun) ama toplam bir cümle yok içeriğinde...
Bazı yazılar ve bazı yorumlar o reklamdaki gibi.
Sanat zor iş, anlamak da öyle... Kolayı seçiyor insanlarımız.
Haksızlık yapmayalım, bir de ciddi konularla ilgilenenlerin başına gelenleri görüyor gençlerimiz. No'lur n'olmaz, en iyisi hiç bulaşmayalım anlayışı içinde kendi çizgisini belirliyor.
Her zaman yorum yazamasak da okuyoruz efendim.
Gönderdiğim kitapları beğenmenize sevindim. İyi okumalar. Ve yazmalar... Sevgilerimle...
seni biraz kırgın gördüm sevgili emrah haklı bir kırgınlıktan gecen düşüncelerini yansıtmaksa en doğru secim...
aslında yazdıklarından ders çıkarılması gereken çok seckin ifadeler var
horlanmış bakış acısı ile bakılsada sanata,sanat kendini her zaman ifade eder tıpkı mevlananın anlatımında olduğu gibi bakan gözler önemli
sevgiyle
Bak...Bil ki domuzların önüne inciler serilmez
Mücevherden sarraflar anlar ancak,başkası bilmez
Ne fark eder ki kör insan için elmas da bir camsa
Sana bakan bir kör ise,sakın kendini camdan sanma.
MEVLANA
Emrah, biliyorum ama yazmasam olur mu hiç? :)
Uzun zaman olmuş internete dok(a)nmayalı :) Yakınmalar aynı yazık ki..."Haydi biz de çarkın bir dişlisi olalım" demeyişinizi çok seviyorum zaten.
Olur a eğer yine eskisi gibi düzenli girebilirsem,gün be gün takip edeceğim,bilesiniz.
Sevgilerimle...
Yorum Gönder