Evlilik Sözleşmesi

10 Nisan 2009 Cuma















Aslında çoğu evliliğin bir şirket birleşmesi formatında olduğunu düşünürsek bu sözleşme hikayesi kaçınılmazdı. Olayın etik yönü beni pek ilgilendirmiyor, isteyen imzalar isteyen imzalamaz. Ama şu unutulmamalı ki boşanma davaları pek de şirin geçmiyor...

Peki sözleşme nasıl olmalı derseniz, bir avukata sorun derim ama imzalanmamış, resmi olmayan ama erkekegemen toplumun dayattığı bir sözleşme var ki onu buraya alabilirim işte:)

Erkek evleniyor ise yazılı olmayan sözleşmesi aşağı yukarı şu şekildedir;

Bak hayatım, bundan sonra yemekleri sen yapar, bulaşıkları sen yıkarsın, çamaşır, ütü, çocuk bakımı, benim keyfimi çattırmak asli görevlerin. Ben eve para, hır gür ve gerekirse şiddet getiririm yalnızca. Sen bilmezsin beyin yani ben bilirim ki buradaki kelime oyununa dikkatini çekerim, BEYİN düşünme organı anlamına da gelir, sen düşünmezsin, söyleneni yaparsın.

Bu model ekonomik kriz öncesiydi tabi, şimdilerde müşterek hayat moda... Ekonomik güç gidince iktidar da haliyle gidiyor. Bu durumda ekonomik krizin kadınların sosyal yaşamdaki yerine katkıları gerçeğini gözönünde bulundurmalıyız demek ki:) Yatıp kalkıp iktidara ve şakşakçılarına teşekkür etmeli kadınlar:)))

Peki kadınlar neden evleniyor ki o zaman derseniz cevap basit, erkek iktidar bende zannetse de aslında birazcık aklı olan ve bir iki kurnazlık bilen her kadın her erkeği parmağında oynatır:)

1 yorum:

LÂL 11 Nisan 2009 09:13  

demek benim hatam buymuş.. Ben evliliği erkeği parmağımda oynatmak yada iktidarcılık oynamanın bir yolu olarak görmemişim.. Ben sandım ki, evlilik, ortak bir geleceği omuzlamaya hazır iki sevgilinin hayata birlikte attıkları ilk adımdı..
Yuhh bana yaaa.. Acaip ıskalamışım.. Hatta karavana atmışım resmen..

Yorum Gönder

Yazıyı yorumlar tamamlar:)

  © Blogger template The Beach by Ourblogtemplates.com 2009

Back to TOP