MASALLAR
13 Mayıs 2009 Çarşamba

Anımsadığınız masalları bir düşünün... Dünyanın herhangi bir coğrafyasında/kültüründe geçen ya da yaratılan masalları...
Ne kadar çok ortak yönü var değil mi her masalın...
Masum olana düzenlenen entrikalar, geçilmesi gereken zorluklar, açılması gereken genelde sayısı 40 olan kapılar...
99, 1001, 40 gibi rakamların masallardaki yeri, kötülerin zaha zeki oluşu ama iyilerin yanında yeralan ilahi kudret...
İmkansızın peşinden giden kahramanlar, çekilen acılar, ayrılıklar derken bizi mutluluk gözyaşlarına boğan mutlu final...
Onlar ermiş muradına...
Peki ya sonra... Türlü zorluklardan sonra, aşılan derelerden tepelerden sonra kavuşup muradına eren masal kahramanlarını getirin gözünüzün önüne... Pek ya sonrası? Esas oğlan acaba masum kızı seçtiği için pişman olmuş mudur? Kötü kız daha karizmatik değil midir?
''Hainleri kimse sevmez ama ihanet çekicidir!'' diye bir laf anımsıyorum ben.
Ya bu kavuşmadan sonra geçim sıkıntısı başlarsa?

4 yorum:
ya bünyeleri aynı evi paylaşmayı kaldıramayacaksa değil mi ama? Niye çekildi bu kadar sıkıntı ve zahmet! İlahi diyorum ve şiddetle katılıyorum ihanette yasaklar kadar çekicidir.
"İhanete gece müthiş bir gerekçedir" hâlâ favorim.
Geçim sıkıntısı biter belki, sonra rahat batması başlar :)
Yada belki masalı yanlış biliyoruz.. Öpünce, kurbağa prense değil, prens kurbağaya dönüşüyordur..
walla yazıda yorumlarda mükemmel olmuş çok keyifliydi :)
e bana yazacak bir şey kalmamış sevgilerimle.
Yorum Gönder