ÜŞENİYORUM O HALDE EGELİYİM

09 Mayıs 2009 Cumartesi


Biz Egelilerin ne kadar uyuşuk, üşengeç olduğu bilinir... Mesela Dalaman ovası sakinleri taburede oturamaz, Efes harabelerini geziniz sandalye formatında bile birşey yoktur, adamlar yemeği bile uzanarak yemişler...

Çalışmayı pek sevmeyiz, randevularımıza geç kalırız... Bu liste uzatılabilir, ama işin içinde keyif varsa hiç üşenmeyiz nedense...

Bir sofra kurulacaksa, balığa çıkılacaksa... Bilindik bir sözü uyarlamak gerekirse;
Gökte eğlence var deseniz merdiven ararız:)
Sadece keyif mi, sorumluluk, duyarlılık deseniz yine kalkar geliriz; Cumhuriyet Mitinglerinin İzmir'deki coşkusunu bir hatırlayınız... Kurtuluş savaşında tüfengini alıp dağa çıkan efelerimize ne demeli?
...
Bir toplumun huyunu suyunu kullandığı dil eleverir. Bizim dilimiz ya da şivemiz kısaltmalar üzerine... Fiillerimizdeki şimdiki zaman eki -yorum/-yorsun/-yor değil, -yom/-yon/-yo'dur:)

Tolga Çandar bir konserinde anlatmıştı; Milas ya da Bodrum taraflarında henüz turizm bu kadar gelişmemişken barda bira isteme sahnesi;
-Bizimoğlan bene bi dene bira verive.
Turizm sonrası aynı sahne;
-Bizimoğlan bene bi dene bira verebilii misin?
Değişen zamana ayak uydurmak diye buna derim ben gari...
Bizde bağnazlık yok mu? Olmaz mı?
Eskiden Marmaris, Bodrum vb yerlerde miras paylaştırılırken erkek evlatlara verimli tarlalar, kızlara deniz kenarındaki ekilmez biçilmez topraklar verilirmiş... Turizmin gelişmesiyle olanları anlatmaya gerek yok, Allah'ın Sopası desek yeterli:) Ee boşuna dememişler ''Ev alacaksan tuğladan, kız alacaksan Muğla'dan!'' diye...

3 yorum:

aysema 09 Mayıs 2009 18:39  

Fıkrayı bilirsiniz. Efelerin oyunu için "O kadar düşünsem ben de oynarım..." gibi bir cümleyle bitiyordu...

Sorumluluk, duyarlılık konusundaki çalışkanlığınız övgüyü hak ediyor.

Cumhuriyet mitinglerini hem basından hem de İzmir'de arkadaşımla buluştuğumuzda ondan duymuştum. Hatta Gündoğan Meydanında nereye tırmanarak izlediğini de göstermişti. Ben de Ankara Tandoğan'dakinin görkemine yaşayarak tanıklık etmiştim.

Umarım bu yılki de aynı şekilde çiçeklere bile zarar vermeyerek sonlanır...

Maryjade 10 Mayıs 2009 13:07  

keşke herkesin yüreği bir Egeli gibi olsa da kusuru üşengeçlik,uyuşukluk olsa!..

Emrah ATİK 10 Mayıs 2009 21:44  

Deniz iklimi herhalde etken:)
Muhtemeldir ki her yörenin kendince bir güzelliği vardır, ama biz bizimkini bilir anlatırız dilimiz döndüğünce:)
Kimsenin alınmaması dileğimizdir:)

Yorum Gönder

Yazıyı yorumlar tamamlar:)

  © Blogger template The Beach by Ourblogtemplates.com 2009

Back to TOP