Tepkisiz Toplum ya da Çayırlar
29 Haziran 2009 Pazartesi
Geçenlerde güzel havanın kan dolaşımımdaki yoğun etkisine uyarak denize gitmeye karar verdim. Mekan adı vermeyeceğim. Ama güzel ve sakin bir sahil. Köylerin arasından geçiyorsunuz, yol kenarlarında çiçek açmış zakkum ağaçları vs... Romantik olsam yolda mola verir ağlardım ama Allah'tan değilim.
Mekana toplu ulaşım aracı yok. Bir araba kiraladım. Mini buzdolabıma biralarımı doldurdum. Meraklanmayınız alkollü araç kullanmam, niyetim kafayı çekip sahilde yıldızları seyredip dalga sesini dinleyerek uyumak.
Yolda bir sığır sürüsü çıktı karşıma. Korna sesi falan sallamıyor hayvanlar. Gittim lidermiş gibi görünen sığıra durumu anlattım, kandolaşımımdan falan bahsettim. Yalnız kalmaya olan ihtiyacımı anlattım. Bu sahile ulaşmam gerektiğini dilim döndüğünce anlattım ama sığır bana mısın demedi. Kimeyse? Baktım olmayacak. Etrafa bakındım bu sığırın dilinden anlayan, derdimi ona anlatabilecekmiş gibi duran çoban kılıklı bir adam tuhaf tuhaf bana bakıyor.
-Senin mi bu sığırlar?
-Hee.
-Ya bir de sen anlatsan da çekilseler yoldan.
-Bekle.
Geldi elinde bir sopa, ama sopaya gerek kalmadı, şöyle tuhaf bir ses çıkardı ve sığırlar nizami bir şekilde efendice çekildiler yoldan;
-Brrrüücçhhh!
Sonra sırıtarak geldi. Para isteyecek sandım, ben de bir bira ısmarlarım diye geçiriyordum kafamdan.
-Sen ne demeye bi saattir sığıra bişey annatmaya çalışıyon ki dedi.
Hala sırıtoyor pezevengin evladı. Tepem attı.
-İyi de yolun ortasına çıkan onlardı, sen değildin ki!
Dedim.
-Hemşerim ona bakcek olursan televizyon programlarına da hep böyleleri çıkarıyolar, çobanlar çıkmıyo ki, dedi, ondan demi heç bi tartışma prooğramından bi bok çıkmeyo. Çıkarıvercekler çobanları liderleri kapıştırıvercekler, bak ondan sona iş varcaa yere daha çabuk varma mı?
Hadi len! dedim kendime bunlar senin beyninde uçuşan şeyler, çoban len bu abartma dedim. Hikayenin de yenilir yutulur bi yanı olmalı. Ama sığırlar gerçekti yahu. Yoksa çoban da mı gerçekti. Hay beynimi napiim? Hatırlamıyorum.
Sahil hevesimi de kaçırdı pezevengin evladı. Geri döndüm açtım bi televizyon kanalı kıstım sesini içtim bi güzel biralarımı. Aklımda çoban ve sığırları fonda ''ali babanın bir çiftliği var...''
Çok mesaj kaygılı bi yazı oldu bu:) Çok toplumsal, hahaha... Dur hele bi de kıssadan hisse verem gari:)
Siz siz olun, eli sopalı çoban Brrrüücçhhh! dedi miydi tek sıraya girivermeyin, hade len deyip vurun kıçına tekmeyi... Yoksa bi kere sığır bellendiniz miydi sağar dururlar:)

3 yorum:
aldım mesajı aldım şerefsizim:D
Büyüksün Netekim:)
Bir keçi sürüsünü güdemezsin, diyerek kendini çoban belleyen sığırlara ne demeli?
Yorum Gönder