
Daha önce ilkini yayınladığımız çözüm önerilerine kimsenin rağbet etmemesi üzerine yılmayıp ikincisini yayınlıyoruz... Çünkü kriz falan umrumuzda değil biz eğleniyoruz... Çok paramız olduğundan değil... Sadece bizim önerilerimizden daha ciddi değil siyasilerin önerileri, bunu görmek eğlendiriyor bizi...
İlkinde bireysel kurtuluş reçeteleri vermiştik ama aslında bireysel kurtuluş kurtuluş değildir, gelişimin kişiseli olmaz felsefesinden yola çıkarak bu defa tüm ülkeyi kurtarmaya yelteneceğiz, hem de rakısız balıksız...
Öncelikle kıskançlıktan vazgeçiniz... 'Memurlar bu kadar maaş alıyorken ben niye şu kadar alıyorum' veya şu işe bu maaş verilirken ben neden az alıyorum sorularını illaki kendinize soracaksanız 'BEN NEDEN AZ ALIYORUM?' şeklinde sorunuz... İlla kıskanacaksanız hiçbir halta yaramayıp deli para kazanan kimi siyasileri ve kimi yakınlarını kıskanınız... Çünkü o bahsettiğiniz maaşları alan memur veya işçi parasını Alplerde kayak yaparak ya da ABD'den çiftlik alarak harcamıyor, yine bu ülkede, bu ülkenin esnafında harcıyor. Para içeride dönüyor.
Kesinlikle 'Biz bu işyerinde asgari ücret karşılığında elemanlarımızın iliğini kemiğini sömürüyoruz!' tabelasını büyük bir yüzsüzlükle asan işyerlerinden alışveriş yapmayınız.
İşçilerin veya memurların kurtuluşunu tek bir sendika sağlayamaz, ... Kurtuluşun tek bir yolu vardır o da 'YA HEP YA HİÇ!' Kişisel kurtuluş için üç kuruş zam karşılığında zammı verecek şahsiyetin bilimum bünyesini yalamak ülkeye bir katkı sağlamaz! Ülke olarak bir bütün halinde birbirimiz desteklemeliyiz. Alışverişlerinizde kazancını yine bu ülkede harcayan, bu topraklara yatırım yapan firmaları tercih ediniz. Yalnızca kendiniz sömürülünce ya da haksızlığa uğrayınca değil genel olarak haksızlığa ve sömürüye karşı durunuz ve SAĞLAM DURUNUZ, YIKILMAYINIZ!
Seçimlerde sizden oy istemeye gelenleri geldiklerine pişman ediniz, pilava bulgura ya da çamaşır makinasına aldanmayınız, biraz haysiyet sahibi olunuz...
İnancınızı bir partinin veya cemaatin siyasi idealleri uğruna kirletmeyiniz. Kuran kursundan daha önemlidir istihdam ve iş olanağı. İnancınızı evinizde de öğrenmeniz mümkün, Kutsal Kitap sadece çok özel insanların çözebileceği denklemlerle dolu değil, alınız okuyunuz ve uygulayınız eğer istiyor ve inanıyorsanız. Size cennet vaadederek karşılığında birşeyler isteme hakkı yalnızca Yaratıcı'ya aittir. Bu hakkı kendisinde görenleri adam yerine koymayınız. Bu devirde kimse kimseye Allah Rızası için bişey vermez, ya rant peşindedir ya siyasi kariyer yapacaktır ve en kolay yol inanç sömürüsü... Bir bezirganın pazarlık şansını artırmak için sürüsüne dahil olmayınız yani, inancınızı da onurunuzla yaşayınız...
Ülkeyi yönetecek şahsiyetleri seçerken, dinine imanına ya da söylediklerine bakmayınız, söz uçar yazı kalır, parti programını isteyiniz ve okuyunuz. Ülke için ne yapacak bunu sorunuz. Size vereceği üç beş kilo tahıla feda etmeyiniz ülkenizi yoksa o tahılı tüketecek bir ülkeniz kalmayabilir. Zaten işe yarayan ne varsa satıldı artık satılacak bir namusumuz kaldı ki para etmez, elin ecnebi yatırımcısı namusa sıcak para akıtmaz:) Görünen o ki yüce devletimize gelir getiren bir bizler kaldık, dolayısıyla vergiye yüklenecekler, adını hayal edemeyeceğiniz yeni vergiler bulacaklar vs vs...
Sonuç olarak tek başınıza yapabileceğiniz hiçbir şey yok bu sömürüye karşı. Cemaatlere, milliyetlere veya siyasi fikirlere bölünmek yerine ülke için bir olmak gerekiyor. Ardından onurlu bir ülke olmanın kapıları açılacaktır zaten. Ekonomisini düzeltmiş bir toplumun eğitimi de düzgün olur, kendine güveni de yerinde olur. Böyle bir toplumu da ne ABD ne de AB parmağında oynatabilir.
Aslında dalga geçecektik ama biraz ciddi bir yazı oldu bu sanırım... Hoş hayatta uygulanamayacağı için yine mizah olarak algılanma şansı yüksek...
Read more...